En Genç Üniversitelilere
Merhaba en genç üniversiteliler, aramıza hoş geldiniz.
Yaklaşık on iki yıllık bir eğitimin, emeğin sonucu, şimdi hayaliniz olan üniversiteli kimliğini aldınız. Ama gerçekte ne kadar üniversiteli olacağınızı zaman gösterecek.
Sizce bir kentte yaşayan herkes kentli midir? Ya da ne kadar kentlidir?
Açıkçası, her bir kişinin yaşadığı kentin bir parçası olması ve kentini sahiplenmesi, kentinin sorunlarını algılaması ve onlara çözüm üretmesi ile ilişkilidir. Yaşadığı kentin değerlerini paylaşmayanlar, kenti tüketen, yaşadığı kente yabancılaşan birer kullanıcıdırlar.
Peki, üniversitede okuyan her öğrenci gerçekte bir üniversiteli midir? Ya da ne kadar üniversitelidir? Bugün Uşak Üniversitesi’nde kaydı bulunan her öğrenci eşit düzeyde bir Uşak Üniversitesi öğrencisi midir? Bu sorunun yanıtı, doğal olarak konuya ne yönden bakıldığına bağlıdır. Amaç, sadece bir kimlik ya da bir diploma ise, “evet” her öğrenci bir üniversitelidir. Fakat amaç Uşak Üniversitesi’ni sadece diploma sunan bir kurum olmanın ötesinde, bir yaşam biçimi olarak algılamaksa ve o yaşamı yaşamaksa, “hayır” her öğrenci bir Uşak Üniversitesi öğrencisi değildir. Çünkü her öğrenci, Üniversiteyi eşit düzeyde sahiplenmemektedir. Siz, Uşak Üniversitesi 1.sınıf öğrencileri, seçiminizi şimdiden yapın ve ona göre eğitim sürenizin sonunda Üniversitenizden ya bir diploma ile ya da bu diplomanın yanına ekleyebileceklerinizle ayrılın. Seçim sizin.
Bu diplomanın yanına size ne mi sunulmaktadır? Karaağaç Göletine kıyısı olan yemyeşil bir yerleşke (kampus), şimdilik sınırlı sayıda da olsa internete bağlanabileceğiniz bilgisayar merkezleri, kırk adet öğrenci kulübüne (Atatürkçü Düşünce Kulübü, Dans Kulübü, Görsel Sanatlar ve Sinema Kulübü, Havacılık Kulübü, Matematik Kulübü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Kulübü gibi) üyelik, konferanslar, paneller, geziler, sinema günleri, bahar şenlikleri, bir kerede akla gelenler ve bunlara sizlerin gerçekleştirmek isteyeceklerinizi ekleyebiliriz. Sakın yeni şeyler düşünmekten ve önermekten korkmayın. Çünkü sizleri dinleyecek birileri her zaman var. Yeter ki siz bir şeyler yapmak isteyin ve bir işin ucundan tutun. Emin olun ki, yapılması olası her öneri değerlendirmeye alınacaktır. Sizleri dinleyecek birilerini bulamazsanız, yazın. Kime mi? Üniversitemizin rektörü Prof. Dr. Adnan Şişman’a usak@usak.edu.tr adresinden e-posta atın.
Bunun dışında bölümünüzle, derslerinizle ilgili bir sorun yaşadığınızda başvuracağınız danışman hocalarınız olacaktır. Çünkü genel kural olarak, üniversitedeki bütün akademik bölümlerin her bir sınıfı için o bölümden bir öğretim elemanı danışman olarak görevlendirilmektedir. 1.sınıfta ders kayıtlarınız otomatik olarak yapılacağı için 13–17 Eylül 2010 tarihleri arasında 2 ve üstü sınıflardaki arkadaşlarınızın ders kaydı yaptırma heyecanını yaşamayacaksınız.
Gelecek eğitim yılında sizler de, sizler için görevlendirilen danışman öğretim elemanları ile ders kayıtlarınızı yapacaksınız. Şunu bilin ki, danışman öğretim elemanının tek görevi sizin ders kaydınızı yapmak değildir. Danışmanınızla bölümünüzle ilgili sorunların yanı sıra derslerinizle ve günlük yaşamınızda karşılaştığınız sorunlarla ilgili de görüşebilirsiniz. Onlar da, yazının başında da belirtildiği gibi, ne kadar Uşak Üniversiteli birer öğretim elemanı olabilmişlerse size o kadar yardımcı olacaklardır.
Kolay değil. Birçoğunuz ailenizden, arkadaşlarınızdan, alışkanlıklarınızdan kopup da Uşak’a geldiniz. Doğal olarak, burada beklediğinizden fazla sorun yaşayacaksınız. Ama emin olun ki, bu sorunları yaşayan ilk ve son kişi siz değilsiniz. Bunlar üniversiteli olmanın tadı tuzu. Bir düşünün, daha 18–19 yaşlarındasınız, ailenizden uzaktasınız ve burada yaşamınıza dair her türlü kararı kendiniz alıp uyguluyorsunuz. İşte bu, sorumluluktur. Asıl şimdi kendinizden sorumlusunuz. Çünkü bugüne kadar sizi denetleyen, yanlışınızı düzelten, eksikliklerinizi tamamlayan birileri hep olmuştu ve yaşadığınız her şeyden sizi sorumlu tutmak imkânsızdı. Ama şimdi doğrular da, yanlışlar da size ait. Bu gerçeği bildiğiniz için şimdi daha bir güçlü olmak zorundasınız.
İnsan ilişkilerinde, arkadaş, çevre edinme konusunda “lütfen” biraz dikkatli davranın. Arkadaş, çevre edinme şimdi sizleri bekleyen en önemli konular ya da sorunlar. Bir süre yalnız kalabilirsiniz. Yalnız kaldığınız bu dönemde kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şey, aceleci olmamak, çevreyi gözlemlemek ve size uzatılan her eli tutmamaktır. Unutmayın ki, burada sorumluluğunuzu taşıyacak hiç kimse yok ve edindiğiniz çevrenin sonuçlarına sizler katlanacaksınız. Size ve düşünce yapınıza zarar verecek ortamlardan uzak durun. Zararsız gibi görünenlerin, özellikle ruh sağlığınıza vereceği zararı tahmin bile edemezsiniz. Bunları yazıyorum çünkü daha önce tanık olduğum ve okuldan ayrılmayı bile düşünen öğrencilerim oldu. Dilerim ki, siz bunları hiçbir zaman yaşamazsınız.
Çevre edinmek için şu aşamada yapabileceğiniz en iyi davranış, Üniversitenin öğrenci kulüplerinden ilginizi çeken bir ya da birkaçına üye olmak ve bu kulüp ya da kulüplerin etkinliklerine katılmaktır. Orada, sizinle ortak ilgileri olan yeni arkadaşlarla tanışacaksınız. Bu sosyal ortam, hem yalnızlığınızı giderecek hem de bir şeylerin uğraşını vermenin ve gerçek üniversiteli olmanın tadını yaşatacaktır.
Unutmayın! Burayı kolay elde etmediniz. Bunun için Üniversitenin değerini bilin. Bir şey ne kadar zor elde edilirse o kadar değerli olur. Burası da sizin için zor elde edildi, çünkü bir milyonun üzerinde bir kitle ile yarıştınız ve şimdi siz buradasınız, zorlu sınavda eledikleriniz değil. Sınavın hakkını verdiğiniz gibi, Üniversitenin de hakkını verin ve buradan size kaynak ayıran -yerine göre hem çok zengin hem de çok kıt kaynaklı- bu ülkeye yararlı birer birey olarak ayrılın.
Üniversiteyi ise, öyle kıyısından köşesinden değil tam odağından doya doya yaşayın. Ne sadece kitaplara gömülün ne de dersleri asıp sırf eğlenceye düşün. Bunların her ikisini dengeli yaşadığınızda “mutlu” ve “başarılı” olacaksınız. Bunların ikisi bir arada olmazsa yaşam anlamsız ve değersiz olmaya başlar. Sizlerden istenilen, bu yaşamı yaşamayı öğrenmenizdir. Buradan alacağınız diploma kadar yaşadıklarınızın da en az o kadar değerli olacağını ve geleceğinizi şekillendireceğini unutmayın. Hepinize başarılı ve doya doya yaşadım diyebileceğiniz bir üniversite yaşamı diliyorum.
Bu yazıyı 2003–2004 eğitim-öğretim yılında, İnönü Üniversitesi’ni kazanan en genç üniversiteli öğrencileri karşılamak için kaleme almıştım. Yazıyı, Uşak Üniversitesi’ni kazanan en genç üniversiteliler için güncelledim ve aynı duygularla onları karşılamak istedim.
Yrd. Doç. Dr. Fulya AKYILDIZ
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü
- Uşak’ta Öğrenci Olmak
- VIII. Ulusal Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi Öğrencileri Kongresi Uşak Üniversitesi’nde Düzenleniyor
- RTV Medya
